konur.
Polikistik böbrek hastalığı olanların çocuklarında da hastalığın ortaya
çıkma riski %50'dir. Bu nedenle aileler genetik danışmadan yararlanabilirler.
Şeker hastalığı (Diyabet) nedir?
Diyabet (şeker hastalığı) kan şekerini düzenleyici hormon olan insülinin
eksikliği veya dokulardaki etkisizliği sonucu gelişen ve bir çok organı
etkileyen bir hastalıktır.
Şeker hastalığı tanısı nasıl konur?
1. Açlık kan şekerinin en az iki defa l26 mg/dL ve üzerinde olması
2. Çok su içme, çok idrara gitme, çok yemek yeme gibi şikayetlerle
beraber kan şekerinin 200 mg/dL veya üzerinde olması
3. Şeker yükleme testinin ikinci saatinde kan şekerinin 200 mg/dL veya
üzerinde olması
Şeker hastalığı pek çok organı etkiler, ancak en sık etkilenen organ ve
sistemler şunlardır:
1. Göz
2. Böbrekler
3. Kalp-damarsistemi
4. Sinir sistemi
Şeker hastalığında göz:
Sırasıyla damarlarda genişlemeler ve küçük balonlaşmalar, damarların
geçirgenliğinde artma, damarsal tıkanmalar, yeni damar oluşumları, göz
içinde kanamalar meydana gelebilir. Zamanla görme kaybı gelişebilir.
Gözdeki bu değişikliklerin şiddeti kan şekeri değerleri yükseldikçe artar.
Şeker hastalığında kalp-damar sistemi:
Diyabette damar daralmasına (ateroskleroz) ve buna bağlı koroner damar
hastalığı, kalp krizi, bacak ya da kol damarlarında hastalık, gangren,
böbrek damarlarında daralma gibi olaylar artar. Ayrıca diyabetli
hastalarda sıklıkla bulunan hipertansiyon da bu olayları arttırmaktadır.
Şeker hastalığında sinirler:
Tıpkı böbrek yetmezliğinde olduğu gibi bir veya daha fazla sinirde
etkilenme görülebilir. Ayrıca benzer şekilde mide, bağırsak, mesane
gibi organların çalışmasını düzenleyen sinirler de etkilenebilir.
Hastalarda ellerde ve ayaklarda uyuşma, kramp, yanma tarzında ağrılar
olabilir. Sinirlerin etkilenmesi nedeniyle hissin ve ağrı duyusunun
azalması veya kaybolması yaralanmaların fark edilmesine enge! olur.
Bu nedenle şeker hastalarında ayaklarda kolayca yaralar gelişir.
Şeker hastalığında böbrekler nasıl etkilenir?
Diyabete bağlı böbrek yetmezliği pek çok ülkede böbrek yetmezliğinin
en önemli nedenidir. Yaşlı insanların sayısının artması, şeker
hastalarının yaşam süresinin artışı ile bu oran giderek artmaktadır.
Şeker hastalarında böbreklerin etkilenmesinin evreleri
Evre 1: Böbrek büyüklüğü ve süzme görevi artmıştır.
Evre 2: Böbreğin süzme görevi normaldir veya artmıştır.
Evre 3: İdrarda protein çıkmaya başlar. Bu dönem en önemli dönemdir.
Bu dönemde yapılan müdahalelerle ilerleme önlenebilir.
Evre 4: Artık idrarla protein kaybı belirgin hale gelmiştir
(günde 300 mg'ın üzerindedir), genellikle birlikte yüksek tansiyon bulunur.
Evre 5: Böbrek yetmezliğinin geliştiği dönemdir. Böbreğin süzme görevi
azalmıştır.
Şeker hastalığında böbrek yetmezliğinin ilerlemesini kolaylaştıran faktörler
nelerdir?
* Ailevi yatkınlık
* Hipertansiyon varlığı
* Proteinüri (idrarla protein kaybı)
* Kan şekeri yüksekliği
* Sigara içilmesi
Şeker hastalığında böbrek hastalığına karşı ne gibi önlemler alınabilir?
Kan şekerinin iyi kontrolü böbrek hastalığının hem gelişimini azaltır,
hem de ilerlemesini yavaşlatır.
Hipertansiyon hastalığın ilerlemesinde önemli bir role sahiptir. Şeker
hastalarında diyastolik kan basıncı (küçük tansiyon) değerinin
85 mmHg'nın altında tutulması, kalp ve damarların etkilenmesine bağlı
olayların önlenmesinde önemlidir.
Şeker hastalarında hipertansiyon ilacı seçimi önemli olup, bazı ilaçların
tansiyonun kontrolünü sağlaması yanı sıra böbrek üzerinde yararlı etkileri
olduğu gösterilmiştir.
Diyabetik hastalarda başka nedenlerle de böbrek yetmezliği gelişebileceği
unutulmamalıdır.
KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİNDE HANGİ SİSTEMLER ETKİLENİR?
Sinir sistemi
Psikiyatrik bozukluklar
Böbrek yetmezliği hastalarında hem hastalığın kendisi, hem de uygulanan
tedavi önemli bir stres nedeni olup, psikiyatrik sorunlar sık görülmektedir.
Haftalarda psikolojik stresin önemli nedenleri diyete uyumun güçlüğü
(düşük tuz, düşük protein içerikli ve özellikle diyaliz hastalarında su
kısıtlaması) ve tedaviye bağımlılık durumudur.
Depresyon en sık görülen psikolojik problemdir. Umutsuzluk, işe yaramama
duygusu, yeme ve uyku bozuklukları gibi bulguları olabilir. Bunların
dışında anksiyete (sıkıntı hissi), cinsel bozukluklar gibi psikiyatrik
bozukluklar da görülebilir.
Beyin anormallikleri ve sinir iletiminde bozukluklar Böbrek yetmeziikli
hastalarda en sık etkilenen sistemlerden birisi sinir sistemidir. Bu
bozukluklar henüz diyalize girmeyen hastalarda olduğu gibi diyalize
giren hastalarda da görülebilir.
Böbrek yetmezliğine bağlı bilinç bozukluğu: Akut veya kronik böbrek
yetmezlikli hastalarda merkezi sinir sistemine (beyin, omurilik, beyincik)
ait çeşitli bulgu ve şikayetlerin olduğu durumları tanımlamada kullanılır.
Genellikle çok ileri böbrek yetmezliğinde görülür. Uykuya eğilim,
olayların yer ve zamanlarını karıştırma, bilinç bulanıklığı, nöbetten
komaya kadar ilerleyen bulgular gelişebilir. Ayrıca konuşma bozukluğu,
kaslarda kasılmalar olabilir.
Diyalize bağlı bozukluklar: Böbrek hastalığının kendisine değil, ama
diyalize bağlı bazı rahatsızlıklar da olabilir.
1. Diyalize bağlı dengesizlik sendromu: Genellikle hemodiyalizle tedavi
edilen genç hastalarda görülür. Diyalize yeni başlanan hastalarda daha sıktır.
Baş ağrısı, bulantı, kusma, kas seğirmesi, görme bozukluğu, hipertansiyon,
ellerde titreme, nöbetler gibi bulgular meydana gelir.
2. Diyalize bağlı bunama
3. Zihinsel fonksiyonlarda bozulma
Sinir iletimi bozuklukları: Ya tek sinirin ya da birden fazla sinirin
etkilenmesi şeklinde ortaya çıkabilir. Sürtünme ve sivri cisimlerin
hissedilmesinin azalması, güç azalması, kaşıntı, ağrı, yanma hissi
gibi şikayetlere neden olabilir.
Diğer sinir sistemi bozuklukları: Yine sinir tutulumuna bağlı olarak
ayağa kalkıldığında tansiyon düşüklüğü gelişebilir.
Yani hasta ayağa kalktığında kan basıncı düşer ve baş dönmesi, göz
kararması gibi şikayetlere neden olabilir. Bunun dışında terleme
bozuklukları, sürekli düşük tansiyon, kalp atımında bozukluklar,
mide-bağırsak çalışmasında bozukluk gibi çeşitli yakınmalar olabilir.
Kalp ve damarlar:
Kalp zarı iltihabı (perikardit):
Kalbi ve yakınındaki damarları saran zarın (perikard) iltihabıdır.
Böbrek yetmezliğinin kendisine bağlı olarak gelişebildiği gibi
mikrobik nedenlerle, tüberküloz (verem) veya doğrudan bu zarları
etkileyen çeşitli hastalıklar nedeniyle gelişebilir. Göğüs ağrısı,
özellikle sırtüstü yatmakla artan nefes darlığı, kalpte atım
bozukluğu gibi şikayetlere neden olabilir.
Kalp yetmezliği ve koroner kalp hastalığı Böbrek yetmezliğine bağlı
kalp hastalığı daha çok kalp kasının çalışmasında bozukluk veya kalbe
gerekli kan akımmdaki eksiklik şeklinde görülür. Kalp hastalığına ait
şikayetler göğüs ağrısı, nefes darlığı, vücutta şişlik (ödem), kalp
atım bozukluğu gibi çeşitli şekillerde olabilir.
Kalp hastalığında tedavi yaklaşımları şunlardır:
* Kalp hastalığına neden olan faktörlerinin giderilmesi
* Tansiyonun kontrolü
* Serum yağ düzeylerinin düşürülmesi
* Sigaranın bırakılması
* Böbrek yetmezliğine bağlı nedenlerin kontrolü
* Kansızlık tedavisi
* Paratiroid bezinin fazla çalışmasının önlenmesi ve tedavisi
* Yeterli diyaliz
* Beslenme bozukluğunun önlenmesi
* Böbrek yetmezliği için uygun tedavinin seçilmesi
Tansiyon yüksekliği (hipertansiyon)
Kronik böbrek yetmezlikli hastaların yaklaşık %80'inde hipertansiyon bulunur.
Tedavide vücutta sıvı fazlalığının önlenmesi önemli olup ayrıca çeşitli
hipertansiyon ilaçları kullanılabilir.
Hipertansiyon nedenleri şunlardır:
* Vücutta su fazlalığı
* Damarsal değişiklikler
* Çeşitli atık maddelerin birikimi
* Kan basıncı düzenlenmesinde rol olan bazı sistemlerin çalışmasının
artması veya azalması
* Eritropoietin tedavisi
Akciğerler
Kronik böbrek yetmezliğinde akciğerler de çeşitli şekillerde etkilenebilir.
Akciğer iltihabı ve akciğerleri saran zarlar arasında sıvı toplanması
görülebilir. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, ateş, öksürük, balgam
akciğerlerde sorun olduğunu düşündüren bulgulardır.
Kan sistemi
Anemi (kansızlık)
Anemi, böbrek yetmezliğinde oldukça sık görülen bir sorundur.
Anemi, yorgunluk, egzersiz kapasitesinde azalma, zihinsel
fonksiyonlarda azalma ve üşüme gibi şikayetlere yol açabilir.
Böbrek yetmezliğinde görülen kansızlığın nedenleri
* Eritropoietin eksikliği (kırmızı kan hücrelerinin üretimini
uyaran eritropoietin adlı madde %90 oranında böbreklerde yapılır;
bu nedenle böbrek yetmezliğinde vücutta yeterince üretilemez)
* Kırmızı kan hücrelerinin yaşam süresinin kısalması
* Vücutta biriken çeşitli artık maddeler nedeniyle kemik iliğinin
kırmızı kan hücresi (eritrosit) üretiminde azalma
Kanama ve pıhtılaşma bozuklukları:
Kolay kanama kendini daha çok vücudun çeşitli bölgelerinde değişik
derecelerde morarma veya döküntülerle gösterir. Ancak burun kanaması,
mide kanaması, karın içine kanama gibi daha ciddi boyutlarda da olabilir
. Böbrek yetmezliği hastalarında kanamaya eğilimin nedenleri kanın
pıhtılaşmasını sağlayan hücrelerin (trombosit) görevlerinin bozulması,
damar yapısındaki değişiklikler ve kansızlığa bağlı değişikliklerdir.
İskelet sistemi
Böbreğin en önemli görevlerinden birisi de kemiklerin yapısının korunmasıdır.
Böbrekler bunu kalsiyum, fosfor ve D vitamini arasındaki dengeyi sağlayarak
yapar. Böbrek yetmezliğinde düzeyleri değişen bu vitamin ve mineraller
nedeniyle kemik hastalığı gelişir. Böbrek yetmezliğinde kemik hastalığının
en önemli nedenleri serum kalsiyum düzeyinin azalması, serum fosfor
düzeyinin artması ve D vitamini üretimindeki azalmadır.
Böbrek yetmezliği olan kişilerde değişik derecelerde kemik hastalığı
görülür. Kronik böbrek hastalığına bağlı kemik hastalığında kemiklerde
ağrı, kırıklar ve şekil bozuklukları dışında, kas güçsüzlüğü, kaşıntı,
nadiren deride yaralar, çeşitli organ ve dokularda küçük kalsiyum
birintileri (kemikleşme) görülebilir.
Sindirim sistemi
Böbrek yetmezliğinde sindirim sisteminin pek çok organı etkilenebilir.
Ağız ve yemek borusu
Ağız ve yemek borusu ile ilgili olarak nefesin kokması, ağızda kötü tat
gibi şikayetler olabilir.
Mide ve bağırsaklar
Böbrek hastalarında mide ve bağırsak boyunca yayılabilen, derin olmayan
ülserler (yüzeysel yaralar) ve küçük kanamalar görülebilir. Mide ve
oniki parmak bağırsağında iltihap gözükebilir. Midede ülser görülme
sıklığı da normal topluma göre daha fazladır.
Mide ve bağırsak kaslarının çalışmasındaki bozukluklar sonucunda midenin
boşalmasında gecikme, iştahsızlık, bulantı, kusma gibi şikayetler ortaya
çıkabilir.
Karaciğer
Karaciğerde viruslara bağlı iltihap, ilaçlara bağlı karaciğer zedelenmesi,
karaciğere giden oksijen miktarında azalmaya bağlı hasar gibi bozukluklar
bulunur.